Velayet Değişikliği Davasında Asıl Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı
Velayet kararından sonra değişen koşullar, sosyal inceleme, çocuğun görüşü ve kişisel ilişki düzeninin yeniden değerlendirilmesi.
Velayet kararı, ebeveynlerden birini ödüllendiren veya diğerini cezalandıran bir hüküm değildir. Merkezde çocuğun bakım, eğitim, sağlık, güvenlik ve duygusal gelişim ihtiyaçları bulunur. Boşanma sırasında verilen karar da koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirilebilir.
Yeni bir evlilik, şehir değişikliği veya ebeveynler arasındaki iletişim sorunu tek başına velayetin değişmesini gerektirmez. Bu olayların çocuğun yaşamına nasıl yansıdığı, bakım düzenini bozup bozmadığı ve mevcut kararın uygulanabilir olup olmadığı somut verilerle ortaya konulmalıdır.
Mahkeme hangi bilgilere bakar?
Çocuğun yerleşik yaşam düzeni, okul ve sağlık durumu, ebeveynlerin bakım imkânı, çocukla kurdukları ilişki ve uzman incelemeleri dosyanın temelini oluşturabilir. Sosyal inceleme raporunun yalnızca sonuç cümlesi değil, hangi görüşme ve gözlemlere dayandığı da önemlidir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında velayet ve kişisel ilişki incelemesinin özenli yürütülmesi, tarafların iddia ve delillerinin ele alınması, verilen düzenlemenin uygulanabilir olması ve çocuğun üstün yararının ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklanması üzerinde duruluyor.
Çocuğun görüşü nasıl değerlendirilir?
Yaşı ve olgunluğu elverdiğinde çocuğun görüşünün alınması, kararın bütün verilerinden biridir. Ancak çocuk iki ebeveyn arasında seçim yapmaya zorlanmamalıdır. Görüşün hangi ortamda alındığı, çocuğun baskı altında olup olmadığı ve beyanın diğer bilgilerle uyumu dikkate alınır.
Ebeveynlerin çocuğu dava için hazırlaması, mesaj taşıyıcısı yapması veya görüşmeyi kayıt altına almak için zorlaması çocuğa zarar verebilir. Dosyaya sunulacak bilginin elde ediliş biçimi de hukuka uygun olmalıdır.
Velayet ile kişisel ilişki ayrı başlıklardır
Velayet değişmese bile çocukla diğer ebeveyn arasındaki kişisel ilişki günleri yeniden düzenlenebilir. Okul takvimi, mesafe, çocuğun yaşı ve önceki uygulamada yaşanan aksaklıklar dikkate alınarak daha uygulanabilir bir plan kurulabilir.
Acil risk iddiası varsa tedbir ihtiyacı ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık yalnızca ebeveynler arasındaki her tartışmanın kişisel ilişkiyi tamamen kaldırmayı haklı kılacağı varsayılmamalıdır. Talep, çocuğa etkisi ve dayandığı belgeler üzerinden kurulmalıdır.
Çocuğun görüşü alınır; karar yalnızca bu görüşe bırakılmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.12.2024 tarihli E.2024/1496, K.2024/9804 sayılı kararında, idrak çağındaki çocuğun görüşü alınmadan ve anne-babanın yaşam koşullarını değerlendiren sosyal inceleme yapılmadan kurulan velayet hükmünü eksik inceleme nedeniyle bozdu.
“Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke çocuğun üstün yararıdır.”
Aynı kararda çocuğun görüşünün önemli olduğu, fakat üstün yararı gerektiriyorsa bu görüşün aksine de karar verilebileceği belirtiliyor. Dolayısıyla çocuğu ‘kimi seçiyorsun?’ sorusuyla baş başa bırakmak doğru yöntem değildir; görüş, uzman incelemesi ve güncel yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirilir.