İdari İşleme Karşı Dava Süresi Nasıl Hesaplanır?
Yazılı bildirimi izleyen günden başlayan genel süreler, özel kanunlardaki istisnalar ve üst makama başvurunun süre üzerindeki etkisi.
İdari işlemlerde süre hesabı, kararın üzerindeki tarihe bakılarak yapılmaz. Kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen gün esas alınır. İşlemin hangi yargılama usulüne tabi olduğu, özel kanunda ayrı süre bulunup bulunmadığı ve dava öncesinde idareye başvuru yapılıp yapılmadığı hesabı değiştirir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gün; vergi mahkemelerinde 30 gündür. İvedi yargılama, merkezî ve ortak sınavlar veya özel kanunlarla düzenlenen işlemlerde daha kısa süreler bulunabilir.
Tebliğ belgesi dosyanın başlangıç noktasıdır
Posta tebligatı, elektronik tebligat, kurum içi bildirim veya ilanen tebligat farklı kayıtlar üretir. İşlemin gerekçesi ile başvuru yolu ve süresinin bildirimde gösterilip gösterilmediği de incelenmelidir. Yalnızca idarenin internet sitesinde karar görülmesi, her olayda aynı şekilde süre başlatmaz.
Düzenleyici işlemlerde ilan ve uygulama işlemi ilişkisi ayrı kurallara tabidir. İmar planı gibi ilan edilen işlemlerde askı ve itiraz tarihleri kronolojik olarak kayda alınmalıdır.
Üst makama başvuru süreyi nasıl etkiler?
İlgili kişi, dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makama; üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurabilir. İYUK’un 11. maddesindeki koşullara uygun ve dava süresi içinde yapılan başvuru, işlemekte olan dava süresini durdurur.
Güncel düzenlemede 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; açık veya zımni ret sonrasında kalan dava süresi yeniden işlemeye başlar. Başvuru tarihine kadar geçen günler sıfırlanmaz. Ayrıca ivedi yargılama gibi bazı usullerde bu başvuru mekanizması uygulanmaz. Her dilekçenin süreyi durdurduğu varsayımı ciddi hak kaybı yaratabilir.
Sağlıklı bir süre çizelgesi
Süre aşımı, idari yargıda ilk inceleme sırasında ele alınır. İşlemin esas yönünden hukuka aykırı olması, süresi geçtikten sonra açılan davanın incelenmesini sağlamaz. Bu nedenle esasa ilişkin belgeler toplanırken takvim aynı anda kurulmalıdır.
İşlemin tesis ve imza tarihi
Tebliğ, öğrenme veya ilan tarihi
Varsa zorunlu idari itirazın son günü
İdareye yapılan başvurunun kayıt tarihi
Açık cevap veya zımni ret tarihi
Özel kanundaki dava süresi ve görevli mahkeme
Başvuru, geçmiş günleri sıfırlamaz
Bu konuda görevli yüksek mahkeme Danıştaydır. Danıştay 6. Dairesi, 23.10.2025 tarihli E.2024/256, K.2025/5753 sayılı kararında imar planına askı süresinde yapılan itirazın zımnen reddi sonrasında açılan davayı inceledi. Karar, İYUK’un 11. maddesindeki durma mekanizmasının yeni ve baştan başlayan bir dava süresi yaratmadığını gösteriyor.
“Dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”
Somut olayda askı, itiraz ve zımni ret tarihleri tek tek hesaplandı. Buradan çıkarılacak pratik sonuç, idareye verilen her dilekçenin süreyi sıfırladığı varsayımından kaçınmaktır. Başvurunun İYUK m.11 kapsamında olup olmadığı, hangi gün yapıldığı ve o güne kadar kaç gün geçtiği aynı çizelgede gösterilmelidir.
Resmî kaynaklar
7331 sayılı Kanun — İYUK’taki 30 günlük cevap süresi değişiklikleri
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — Mevzuat Bilgi Sistemi