Arabuluculuk İle İlgili Temel Bilgiler
Bu yazıda arabuluculuk ile ilgili temel bilgiler, arabuluculuğun ilkeleri, dava şartı arabuluculuk, ihtiyari arabuluculuk ve arabuluculuğun sonuçlarına ilişkin genel bilgilendirmeler yer almaktadır
Arabuluculuk Kurumunun Tanımı ve Temel İlkeleri
Arabuluculuk, yargı kararlarında
"Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi"
olarak tanımlanmaktadır (Hukuk Genel Kurulu-2025/255-2026/11-21.01.2026). Kurumun temel işlevi uyuşmazlıkların barışçıl, hızlı ve kesin bir şekilde çözümlenmesini amaçlar. Ayrıca yapılan araştırmalar göstermektedir ki tarafların gönüllülük esasıyla yürüttükleri sürecin sonunda anlaşma sağlanması halinde kendi isteklerinin yansıtıldığı anlaşma tutanaklarına uyma eğilimi yüksektir.
Ancak arabuluculuk sürecinin bir yargılama süreci olmadığı, arabulucunun karar verme mercii olmadığı, sürecin tamamen tarafların iradesiyle yürütüldüğü, arabulucunun rolünün tarafların bir araya gelmesi ve doğru ve sağlıklı bir zeminde iletişim kurmalarını sağlamak olduğu unutulmamalıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve yargı içtihatları uyarınca sürecin temel ilkeleri şunlardır:
İradi Olma ve Eşitlik: Taraflar, sürecin başından sonuna kadar eşit haklara sahip olup arabuluculuk yolunu tercih etmek, süreci devam ettirmek, anlaşma sağlamak veya süreçten vazgeçmek hususunda özgürce karar verebilir.
Gizlilik: Taraflar aksini kararlaştırmadıkça arabuluculuk sürecinde sunulan veya elde edilen bilgi ve belgeler gizlilik ilkesine bağlı tutulmakta ve bu ilke çeşitli yaptırımlarla korumaktadır.
Beyan veya Belgelerin Kullanılamaması: Arabuluculuk sürecinde ileri sürülen görüşler, teklifler, öneriler veya bir vakıanın kabulü, uyuşmazlıkla ilgili bir davada delil olarak ileri sürülememektedir.
Tarafsızlık ve Özen Yükümlülüğü: Arabulucu, görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirmek ve taraflar arasındaki eşitliğin korunmasını sağlamakla yükümlüdür.
Dava Şartı Arabuluculuk
Belirli uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Dava şartı arabuluculuk yolunda arabulucu tarafların yapacağı müracaat üzerine Arabuluculuk Büroları tarafından arabuluculuk listelerinden resen seçilmektedir. Ancak tarafların dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlığını ihtiyari arabuluculuk yöntemiyle çözüme kavuşturmaları da mümkündür.
İş Uyuşmazlıkları: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca; "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." (İş kazası veya meslek hastalığı hariç).
Ticari Uyuşmazlıklar: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
Tüketici Uyuşmazlıkları: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A uyarınca; tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru dava şartıdır (Tüketici hakem heyeti görev alanı hariç).
Kira, Kat Mülkiyeti ve Komşu Hakkı: HUAK m. 18/B uyarınca; kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç), taşınır/taşınmaz paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu kaynaklı uyuşmazlıklar ve komşu hakkı uyuşmazlıkları dava şartıdır.
Dava şartı arabuluculuk yoluna tabi tutulan bu uyuşmazlıklarda, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Önemle belirtmek gerekir ki 7531 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması halinde, bu taraf davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulur ve lehine hükmedilecek vekalet ücreti yarıya indirilir (HUAK m. 18/A-11).
İhtiyari Arabuluculuk
İhtiyari arabuluculuk, tarafların herhangi bir zorunluluğu bulunmadığı halde uyuşmazların çözümü amacıyla kendi tercihleriyle arabuluculuk yoluna başvurmayı tercih etmesidir.
Kapsam: Taraflar üzerinde tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığıyla ilgili ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir.
Zamanlama: Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler.
Geçerlilik Şartı: Taraflar arasında bir hukuk uyuşmazlığının varlığı, arabuluculuğun ön koşuludur.
Esneklik: Taraflar arabulucuyu kendileri seçebilir ve süreci diledikleri zaman sonlandırabilirler.
Kimler Arabuluculuğa Başvurabilir?
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının tarafları arabuluculuğa başvurabilir.
Başvuru Ehliyeti: Uyuşmazlığın tarafları olan gerçek veya tüzel kişiler ile kamu idareleri (HUAK m. 2/1-e) süreçte taraf olabilirler.
Kısıtlamalar: Kamu düzenine ilişkin olan ve dolayısıyla tarafların anlaşmak suretiyle üzerinde serbestçe tasarrufta bulunmasına olanak vermeyen hukuki ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulmasında, arabuluculuk kurumuna müracaat edilmesi mümkün değildir. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar da arabuluculuğa elverişli değildir; bu durumlarda da başvuru yapılması mümkün değildir.
Arabuluculuğa ilişkin hükümler
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler: Arabuluculuk sürecinin başlamasından son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Anlaşma Belgesinin Gücü: Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Bu, mahkeme kararı almaksızın doğrudan icra takibi yapma imkanı sağlar. Taraf vekillerinin bulunmadığı hallerde de anlaşma belgesi için mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınabilmektedir.
Dava Açma Yasağı: Taraflarca yapılan anlaşma uyuşmazlığı sona erdirdiğinden üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca yeniden dava açılamaz.
Arabuluculuk sürecinde yukarıdaki ilkelerin uygulanması sürecin sağlıklı yürütülebilmesi ve uygulanabilir bir anlaşma sağlanabilmesi açısından önemlidir. Bu nedenle arabuluculuk süreçlerinde hukuki destek almak önem taşımaktadır.